Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, TCK'nun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesi nazara alınarak, 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren ve olay tarihinde yürürlükte olmayan ve lehe hüküm içermeyen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 6455 sayılı Kanun ile değişik 3/11. fıkrasından hüküm kurulması,
Kabule göre;
1.Suça konu akaryakıtın ne şekilde kaçağa düştüğüne ilişkin bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulması,
2.Mahkemece teşdit ve temel cezanın belirlenmesindeki gerekçede, TCK'nun 61.maddesindeki bir kısım ifadeler yazılmış olmakla beraber, somut olayla ilişkilendirilebilecek hususiyetin bulunmadığı, özellikle kaçak eşyanın miktarı, suçun işlenişinde bir özelliğin bulunmayışı, suç konusunun önem ve değerine göre, cezaların şahsiliği ve uygulamada birliğin sağlanması bakımından, benzer olaylarla mukayese edildiğinde, daha çok miktarda kaçakçılık yapanlarla daha az miktarda kaçakçılık yapanlar arasında hakkaniyete uygun, adil bir ceza tayin edebilmek bakımından, 500 litre akaryakıt kaçakçılığı yapan sanığın cezasının dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini,
3.Adli sicil kaydı bulunmayan sanığın esas mahkemesince alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği ve dosyada KEMT varakasının olmadığı nazara alınarak; dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutar olan miktarın tespit edilerek bu miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamu zararının giderilmediği gerekçesi ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4.Sanık hakkında gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddesi yerine TCK'nun 52. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5.5237 Sayılı TCK'nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi,
6.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
7.Dava konusu akaryakıtın 5015 sayılı Kanunun Ek 5/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
8. Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.