Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü mağdurenin kendi isteğiyle sanıkla buluştuğu, sanığın suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan ve kanuni temsilcisinin bilgisi ve rızası dışında hareket ederek evini terk eden mağdureyi yanında alıkoyması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu ancak;
Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, son kesen usulü işlem olan 02.07.2013 günlü mahkeme tarafından dinlendiği ilk sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e, 66/2. ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.