Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2007 gün ve 2007/71-2007/569 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.02.2010 gün ve 2008/5585 - 2010/1743 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1992/135667 sayılı "FORM", 1990/118808 sayılı "ETİ FORM", 2000/24089 sayılı "ETİ FORM", 2000/25298 sayılı "ETİ FORM" ibareli tescilli ve tanınmış markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin tanınmış "FORM" esas unsurlu markaları ile iltibas yaratan 2000/28656 sayılı "MEDFORM" markasının 05.sınıf emtia için davalı adına tescil edildiğini, davalının kötü niyetli olarak hareket ettiğini ve davalı markasının 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8.maddeleri anlamında iltibasa neden olduğunu, ayrıca davalıya ait markanın tescil edildiği 05.emtia sınıfında da kullanılmadığını ileri sürerek markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı markasının davacıya ait "FORM" ibareli tanınmış markalarla iltibas oluşturduğu, davalının kötüniyetli olması nedeniyle 5 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin savunmasına itibar edilemeyeceğinden bahisle davanın kabulü ile davalıya ait 2000/28656 sayılı "MEDFORM" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilamına ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme tale etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve "FORM" ibaresinin davacı adına tescilli markaların esaslı unsurlarından birisini oluşturmasına, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince de dava konusu 2000/28656 sayılı markanın tescil başvurusunun yapıldığı tarihte davacı markasının tanınmış hale getirildiği ve davalı eyleminin MK'nun 2.madesine aykırılık oluşturduğunu mütalaa edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Ancak, 556 sayılı KHK'nin 72.maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz davasında haklı çıkan tarafın isteği ve maddede yazılı olan koşuların varlığı halinde hükmün ilanına karar verilir. Aynı KHK'nin 42.maddesine dayalı hükümsüzlük davaları bakımından ise mahkemece verilen hükümsüzlük kararının ilanına dair 556 sayılı KHK'de düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkeme kararının hüküm fıkrası üçüncü paragrafında hüküm özetini ilanına karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu gerekçeyle bozulması gerekmekte ise de, söz konusu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle yerel mahkeme kararının bu bentle açıklanan değişik gerekçe ile düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklann nedenlerle HUMK'nun 442.maddesi gereğince davalı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle, mahkeme kararının hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan "556 Sayılı KHK 72.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin gideri davalıdan tahsil edilmek suretiyle Türkiye genelinde yayınlanan ve tirajı 200.000'in üzerinde bulunan bir gazete ilam için Basın İlan Kurumu Bursa Şube Müdürlüğü'ne yazı yazılmasına" bölümünün hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle mahkeme kararının bu bentte açıklanan gerekçe itibariyle düzeltilerek ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine,07.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.