Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılğı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması karşısında; müşteki ...'nin faiz karşılığı ödünç para aldığına dair beyanı, bunu doğrulayan tanık beyanları ve sanığın 17/07/2012 tarihli celsede; müştekiden daha önce 7000 TL'ye araba satın aldığını, ancak müşteki aracın devrini veremeyince aralarında anlaşarak 8000 TL'ye yeniden kendisine satıp müştekiden 1000 TL fazla aldığını belirtmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kazanç elde etmek amacıyla ödünç para vermek suretiyle tefecilik suçunu işlediğinin sübuta erdiği nazara alınarak mahkumiyeti yerine, hayatın olağan akışına ve oluşa uygun düşmeyen savunmaya itibar edilerek, yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.