Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Birden fazla sanığın, birden fazla kolluk görevlisine karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme suçunda koşulları bulunmasına karşın, TCK’nın 43/2. ve 265/3. maddelerinin uygulanmaması,

2-Tekerrüre esas alınan hükümlülüğün kesinleşme ve infaz şerhlerini içeren bir suretinin dosyaya getirtilmemesi,

3-Sanığa ilişkin olarak 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uygulamasına dayanak gösterilen Pendik 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2007 tarih ve 2005/1116 esas, 2007/227 karar sayılı ilamın içtima edilmiş olduğu anlaşıldığından içtima kararına konu hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığının kuşkuya yer bırakmayacak ve infazda tereddüt yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekirken, içtima sonucu neticeten tayin edilen 1.028 TL adli para cezasının tekerrüre esas alınması,

4-Sanığın müşteki polislerin kendisine hakaret edip vurduklarını savunması ve 25.07.2008 tarihli adli rapor içeriği karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durularak, haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.