Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle yerel mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin karara itiraz edilmediği belirlenerek sadece tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ile mağdurun aralarında tarla sınırı konusunda ihtilaf bulunduğu ve mağdurun sanığa hitaben "sınırı ihlal edenin anasını avradını sinkaf edeyim" biçiminde hakaret ettiğinin taraflarca teyit edilmesi üzerine, yaralama suçundan kurulan hükümde TCK'nın 29. maddesinin uygulanmasına karşın tehdit suçundan kurulan hükümde şartları olmadığı biçimindeki çelişkili gerekçe ile haksız tahrik hükmünün uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,11.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.