Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, belirlenen adli para cezasının belirlenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi hususunun 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesindeki düzenlemeye aykırı olmaması ve 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan, ayrıca Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde de bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 03/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.