Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 17.11.2007 tarihinden itibaren davalı banka nezdinde çalıştığını, ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından 09.05.2014 tarihinde haksız şekilde sona erdirildiğini, müvekkilinin işe iade davasının halen derdest olduğunu, davacının çalışmaya başladığı tarihten fesih tarihine kadar Ürün Yönetimi ve Pazarlama Biriminde çalışıyor olması sebebi ile işlerin yoğunluğu ile her hafta en az 6 saatlik fazla çalışma yaptığını, ancak ücretinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının işyerinde fazla çalışma yapmadığını, davacının şirkette müdür olarak çalıştığı için kendi çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini ve fazla çalışma ücreti talep hakkı da bulunmadığını, istisnai olarak yapmış olduğu fazla çalışmaların ve hafta tatili çalışmalarının bordrolarda tahakkuk ettirilmek suretiyle ödendiğini, ayrıca davacının ... sözleşmesine göre de yıllık 270 saate kadar yapılacak olan fazla çalışmaların aylık ücret içerisinde yer aldığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
... sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir. İşçiye her ay ödenen ücret içinde fazla çalışmaların bir kısmının yer aldığı taraflarca kabul edildiğine göre 270 saatin 12 aya bölünmesi sonucu belirlenen 22.5 saat, her ay için kanıtlanan fazla çalışma süresinden indirilmelidir.
Somut olayda, davacı ... yoğunluğu sebebi ile her hafta en az 6 saat fazla çalışma yaptığı iddiasıyla fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiş olup; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işyeri kayıtları ve tanık beyanları dikkate alınarak davacının hak kazandığı fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmıştır. Ancak, taraflar arasındaki 21.05.2007 tarihli ... sözleşmesinin "İşverenin Yükümlülükleri" başlıklı 4. kısmının 1. maddesinde, kararlaştırılan ücrete fazla mesaiye ilişkin ücretlerin de dahil olduğu, personelin fazla mesai ücreti adı altında bir talepte bulunamayacağı yazılı olup; Dairemiz uygulaması gereği sözü edilen kural, yıllık 270 saat (haftalık 5,2 saat) fazla çalışmanın temel ücrete dahil olduğu şeklinde kabul edildiğinden; dosya içeriğine göre de, davacının işyeri kayıtları ile hesaplanan dönem bakımından haftalık 4 saati geçen fazla çalışmanın bulunmaması, tanık beyanlarına göre hesaplanan dönem bakımından da 4 saat fazla çalışma yaptığının saptanmasına göre, sözü edilen fazla çalışmaların karşılığının ödendiği anlaşılmakla, fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde talebin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca bir hafta ve üzeri yıllık izinlerde hafta sayıları düşülerek hesaplama yapılmış olması, bir haftadan daha az olan sürelerin dikkate alınmaması; diğer bir ifadeyle bir haftadan daha az izinli bulunan süreler için de fazla çalışma ücreti hesabı yapılması da hatalı olmuştur.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.