Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 09.04.2007-01.07.2014 tarihleri arasında davalı Banka nezdinbde çalıştığını, çalıştığı süre içerisinde ödenmesi gereken fazla çalışma ücretlerinin talebe rağmen ödenmemesi ve çalışma şartlarının daha da ağırlaşması sebebiyle ... sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğini, ödenmeyen ücret ve ... arama izni ücreti alacaklarının da bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ücret ve ... arama izni ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının istifa etmek suretiyle ihbar süresine uyarak ... sözleşmesini feshettiğini, bu nedenle davacının haklı nedenle fesih iddiasının ve fazla çalışma yaptığı iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunu, nadiren de olsa fazla çalışma yapılması halinde ücretinin ödendiğini, yıllık 270 saat fazla çalışmanın davacının ücreti içinde yer aldığınıo, davacının talep konusu alacaklara hak kazanamadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı Temyizi Yönünden;

Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen fazla çalışma ücreti alacağı miktarı 224,... TL olup, karar tarihi itibari ile 2.190,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427,432 maddeleri uyarınca REDDİNE,
Davacı Temyizi Yönünden;

1- Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre ve özellikle temyiz nedenlerine göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesinde “(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2. maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiştir.
Dosya içeriğine göre; dava dilekçesinde ileri sürülen ücret ve ... arama izni ücreti alacaklarına yönelik davacı talepleri hakkında, mahkeme ilamının gerekçesinde değerlendirme yapılmakla beraber olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Mahkemece davacının anılan alacak istemleri hakkında hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.