Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01/12/2010-19/03/2015 tarihleri arasında dış cephe kaplama işçisi olarak 1.160,00 TL net ücretle çalıştığı, iş akdinin işverence haksız feshedildiği, fazla çalışma ve hafta tatil çalışması yaptığı halde ücretinin ödenmediği, aylık ücret alacağının bulunduğu iddiası ile kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti, aylık ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacının hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Aynı ilkeler hafta tatili ve ulusal bayram genel tatili çalışmaları için de geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta; Davacı fazla çalışma yaptığını ayrıca yaz aylarında ortalama 2 hafta tatilinde çalıştığını iddia etmiş, delil olarak tanık deliline dayanmıştır. Davacı tanıklarının yanı sıra davalı tanık beyanlarına göre de davacının fazla çalışma yaptığı anlaşıldığından, karara dayanak alınan raporda tüm çalışma dönemi için fazla çalışma ücreti hesaplanması isabetlidir.
Ne var ki hafta tatili ücreti hesabında beyanları esas alınan davacı tanığı Kemal Özdemir 2011 yılı Temmuz ayı ile 2013 yılı Ocak ayı arasında, davacı tanığı ... ise 2012 yılı Mayıs ayı ile 2013 yılı Mayıs ayı arasında davalı işyerinde davacı ile birlikte çalışmıştır. Davalı tanıkları ise işyerinde hafta tatili çalışması yapılmadığını beyan etmiştir. Davacı tanıklarının davacı ile birlikte çalıştığı süreler esas alındığında 2011 yılı temmuz ayı ile 2013 yılı Mayıs ayı arasındaki sürelerde davacının ayda ortalama 2 hafta tatili çalışması yaptığı kabul edilerek hafta tatili ücreti hesaplanması gerekirken tüm çalışma dönemi için hafta tatili ücreti hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca davacı yaz aylarında ayda 2 hafta tatili çalışması yaptığını iddia ettiği halde, davacının yılın tamamında hafa tatili çalışması yaptığının kabul edilmesi talep aşımı mahiyetinde olup ayrı bir bozma nedenidir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.