Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan hükümlü ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, ...Sulh Ceza Mahkemesinin 30/11/2011 tarihli ve 2010/261 esas, 2011/972 sayılı kararının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün 11/04/2012 tarihli Resmî Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a eklenen 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik hükümlerinin hakkında uygulanması talebinin kabulü ile cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesine ilişkin,... İnfaz Hâkimliğinin 06/07/2012 tarihli ve 2012/324-314 sayılı kararını müteakip, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, hükümlünün...Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2012 tarihli ve 2010/162 esas, 2012/11 sayılı kararı ile yaralama suçundan verilen 4.000,00 Türk lirası adlî para cezasından çevirme hapis cezasının infazına başlandığından, denetimli serbestlik tedbirine ne şekilde devam olunacağı hususunda bir karar verilmesi talebi üzerine, adı geçen hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine dair, ... İnfaz Hâkimliğinin 13/09/2012 tarihli ve 2012/525-512 sayılı kararına hükümlü tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2012 tarihli ve 2012/611 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2013 gün ve 101669 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkındaki cezanın ... İnfaz Hâkimliğinin 06/07/2012 tarihli kararı ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına karar verilmesinden önce, 28/04/2010 tarihinde işlediği suçtan dolayı mahkûm olduğu 4.000,00 Türk lirası adlî para cezasından çevirme hapis cezasının infazına yönelik yakalama emri çıkarıldığı ve anılan cezanın infazına başlandığının anlaşılması karşısında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun 105/A maddesinin 7. fıkrasının (a) bendinde yer alan "İşlediği iddia olunan başka bir suçtan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinde sayılan nedenlerle tutuklama kararı verilmesi,... hâlinde denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, infaz hâkimi tarafından hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir.," ve 6. fıkrasında yer alan "Hükümlünün; a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne üç gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi,... hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine, infaz hâkimi tarafından karar verilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27.12.2012 tarih, 2012/Bşk-41 esas ve 2012/41; 27.12.2013 tarih, 2013/Bşk-213 esas ve 2013/219 sayılı kararları ile Yargıtay Kanununun 6110 sayılı Kanunla değişik 14. maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, özel ceza kanunlarından doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suçlara ilişkin temyiz incelemesi görevi Yargıtay 7. Ceza Dairesine ait olduğu, bu kapsamda özel kanun niteliğindeki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanundan kaynaklanan dava ve işlere yönelik kanun yararına bozma isteminin de Yargıtay 7. Ceza Dairesince incelenmesi gerektiği anlaşılmakla; Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.