Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, olay tarihinde müştekinin yanına gelerek kendisinin ... firmasında çalıştığını, annesinin öldüğünü ve parasını dağıtmak istediğini söylediği, bu sırada temyiz dışı sanık ...'un gelerek sanığın elini öpmeye başladığı, daha sonra müştekiyi oraya götüren sanığın elinde bir deste para ile geri geldiği, müştekiye bu parayı verdiği ancak bu paraların okunması gerektiğini, bunun için ziynet eşyası gerektiğini söylediği, müştekinin de kolunda bulunan iki adet bileziği sanığa verdiği, sanığın da paralar ve altınlar ile uzaklaşarak ortadan kaybolduğu, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
Sanık ...'in tevil yollu ikrar içeren savunmaları, temyiz kapsamı dışında bulunan diğer sanık...'un savunmaları, müşteki beyanı, teşhis ve olay tutanakları ve dosya kapsamı itibariyle, sanığın, müştekinin inancını ve dini duygularını istismar etmek suretiyle iradesini sakatlayarak aldattığı ve bu şekilde maddi menfaat sağladığı kabulü ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.