Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.11.2016 tarihinde, davacılar ... ve ...'in oğulları diğer davacıların kardeşi ...'e, davalı ...' ın kullandığı, davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında yaya ...'in vefat ettiğini, davacıların destekleri olan oğulları ve kardeşlerini bu elim kaza neticesi yitirdiklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yine her bir davacı için 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal fazi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; başvuru üzerine davacılara ödeme yapıldığını, ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalının kusurunun bulunmadığının ve ölenin tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2017/279 Esas, 2017/732 karar sayılı kararı ile; davalı sürücünün kusurlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2018/1092 Esas ve 2020/1738 Karar sayılı kararı ile; "mahkemece TBK'nın 74. maddesi hükmü de gözetilerek, KTT, hazırlık aşamasında alınan kusura yönelik bilirkişi raporu, ceza mahkemesinde ATK'dan alınan rapor ve dosya kapsamı, tarafsız tanıkların beyanı, davacı tarafın iddia ve itirazları, davalı taraf savunması vb. hususlar göz önünde bulundurularak, kazanın oluş şekline göre tarafların kusur oranlarının belirlenmesi yönünden kusur konusunda uzman KGM fen heyeti, İTÜ bilirkişi kurulu veya ... ATK Trafik İhtisas Dairesi gibi kurum veya kuruluşlardan denetime elverişli, gerekçeli, tarafsız tanık beyanı, KTT ve önceki raporların da irdelendiği, çelişkiyi giderecek bir rapor alınıp, davalı tarafa kusur isnadı halinde davalıların sorumlu oldukları tazminatın belirlenmesi için aktüer bilirkişiden de rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, istinafa gelen davacıların davanın esasıyla ilgili olarak (sonuca birebir etkili olan) gösterdikleri deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, daha önce savcılıkta ve ceza mahkemesinde alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden" gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden görülüp esas sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince gönderme kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda verilen 21.12.2021 tarihli 2020/628 Esas ve 2021/869 Karar sayılı karar ile; davalı sürücünün kusursuz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Ceza Mahkemesinde alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilen bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor arasındaki çelişkinin yine ATK' dan alınacak rapor ile giderilemeyeceğini, ATK raporunun hatalı ve eksik olduğunu, tarafsız olmayan tanık beyanlarına dayandığını, sürücünün müteveffayı yolda gördüğünü, gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, aracının hızını yol durumuna göre ayarlamadığını, müteveffaya üçüncü şeritte çarptığını, ilk iki şeridi geçtiğini görmesine rağmen hızını düşürmediğini, önlem almadığını, bunun da ciddi kusur olduğunu, davalının hız sınırının üzerinde araç kullandığını, frene dokunmuş olsa idi kazanın oluşmayacağını, tüm kusurun müteveffaya yüklenmesinin hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminata kusur olmasa bile hükmedilmesinin hakkaniyet gereği olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazasında yayanın vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.