SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılıp banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken kredinin sağlanması suretiyle dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, özel belgede sahtecilik

İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi, temyiz başvurusunun reddine dair ek karar

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... müdafii ve sadece sanık ... yönünden katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin diğer sanıklar yönünden temyiz isteminin süreden sonra olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/165 Esas, 2021/578 Karar sayılı kararı ile,

1. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın, kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılıp banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken kredinin sağlanması suretiyle dolandırıcılık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-j-d-son, 158/3,62,53,52/2-4 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 75.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,

2. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 245/1-3,62,53,52/2-4 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,

3. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın, özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207/1,62,53,52/2-4 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,

Karar verilmiştir.

B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.04.2022,09.09.2022 karar tarihli ve 2022/44 Esas, 2022/1879 Karar sayılı kararları ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik,

1. Sanıklar ..., ... ve ... ile katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,

2. Sanık ... müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine,
3. 03.06.2022 tarihli ek karar ile, sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen 19.04.2022 tarihli karara karşı, katılan ... Bank A .Ş vekilinin temyiz başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 296/1. maddesi uyarınca süre yönünden reddine,

Karar verilmiştir.

1. Katılan ... Bank A .Ş vekili, sanıklar hakkında hükmolunan cezaların az olduğuna belirterek kararları temyiz etmiştir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığına, atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkindir.

A. Katılan ... Bank A .Ş Vekilinin Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Kararlara İlişkin Temyiz İsteminin Süre Yönünden Reddine Dair 03.06.2022 Tarihli Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Katılan vekilinin yokluğunda verilip 15.05.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen karara karşı, katılan vekili tarafından 31.05.2022 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunulduğu ancak; temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süreden sonra yapıldığı anlaşıldığından, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmıştır.

C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tevilli sanık ikrarlarına, banka kayıt ve belgelerine, tanık ...'nın aşamalarda değişmeyen beyanlarına göre, eylemlerin sanıklar tarafından birlikte ve iştirak iradesi içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve katılan ... Bank A .Ş vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir.

Somut olayda, yargılama sırasında sanık ...'in kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince sanığa re'sen bir müdafi de tayin edilmediği, kendisine isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son. maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'e müdafii atanması sağlanıp yargılamasının yapılarak bundan sonra eyleminin ve hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu hususun gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

A. Katılan ... Bank A .Ş Vekilinin Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Kararlara İlişkin Temyiz İsteminin Süre Yönünden Reddine Dair 03.06.2022 Tarihli Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a-g maddeleri uyarınca kesin olduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafii ve katılan ... Bank A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

D. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2025 tarihinde karar verildi.