Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-İddianame anlatımında ve mahkeme kabulünde katılana yönelik tehdit eyleminin dosyamızın sanığı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanıkla birlikte işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanıkların oluşan tartışma ortamında ne suretle önceden anlaşıp tehdit kastı ile hareket ettikleri ve birlikte tehdit iradesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp yasal kanıtları gösterilmeden yetersiz gerekçe ile TCK'nın 106/2-c madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulması,

2-Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

3-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.