Davacılar, idari para cezasına ilişkin ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirttiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi
Dava, davalı Kurum tarafından, ... Koruma Derneği hakkında düzenlenen idari para cezasının derneğin üst düzey yöneticileri olan davacılardan tahsili amacıyla çıkarılan ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ödeme emirlerine konu idari para cezasının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan bahisle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan mülga 506 sayılı Yasanın 80. maddesi hükmüne göre; tüzel kişiliğe haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerinin Kuruma karşı işverenleriyle müştereken ve müteselsilen sorumlulukları, sigorta primleri ve Ek 24/L maddesi kapsamında ki sosyal yardım zammı ve ferileri ile sınırlı olup, idari para cezaları anılan madde kapsamındaki sorumluluğa dahil olmadığından, 6183 sayılı Yasa ve 506 sayılı Yasanın 80. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmemesi,ayrıca dosya kapsamına göre, davacı ... hakkında dava konusu yapılan takip dosyalarının hiçbirisinde, davacı ...'ın dava konusu yaptığı 2004/1239, 2004/1240,2004/1345, 2004/1343 Esas sayılı takip dosyalarında ödeme emirlerinin davacılara çıkarılmadığının anlaşılması karşısında, davacı ... tarafından açılan davanın tamamen, davacı ... tarafından açılan davanın ise 2004/1239, 2004/1240,2004/1345, 2004/1343 Esas sayılı takip dosyaları yönünden reddine karar verilmemesi isabetsizdir.
Kabule göre de; Davaya konu idari para cezasına ilişkin borcun doğduğu tarihte yürürlükte bulunan, 506 sayılı Yasanın 06.05.1993 tarih ve 3910 sayılı Yasa ile değişik 140/son fıkrası “İdari para cezalarının tahakkuk ve tahsilatında 10 yıllık zamanaşımı uygulanır.” hükmünü içermekte olup; anılan fıkra hükmüne göre, zamanaşımı süresi 10 yıldır ve somut olayda, iptali istenen 2004/264 Esas sayılı takip dosyası dışında kalan dava konusu diğer dosyalara konu borçların doğum tarihleri saptanmadığından zamanaşımı süresinin hesaplanması mevcut verilerle mümkün bulunmamaktadır
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.