Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, su aboneliğinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
1)6100 Sayılı HMK'nun 297. maddesi hükmüne göre hüküm fıkrasında istek sonuçlarının her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe, tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve infaza elverişli bir şekilde hüküm kurulması zorunludur. Bu olgunun sonucu olarak menfi tespit davalarında tarafların alacak ve borçları açık bir şekilde hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı taraf borcun miktarının tespit edilmesini istemiş, mahkemece ihtilaf konusu su bedelinin birim fiyatının 1,76 TL/m3 olarak tespitine şeklinde karar verilmiştir. Verilen karar talebi karşılamadığı gibi açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte değildir. Bu şekilde HMK'nun 297. maddesine aykırı karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş bilirkişi raporu ile belirlenen miktarının değerlendirilerek taleblerle ilgili açık, şüphe ve tereddüte neden olmayacak bir karar verilmesinden ibarettir.
2)Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine 25/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi