Yakut İrem Dikener ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair ... 14. Aile Mahkemesinden verilen 10.04.2012 gün ve 779/285 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davalı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma günü temyiz eden davacı ... .... vekili Avukat ... ... ve karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı ... vekili, evlilik içinde edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli iken edinilen iki adet mesken sebebiyle davacının katılma alacağının tayin, tespiti ile tahsiline karar verilmesini istemiş, dava dilekçesinde değeri 100.000 TL. göstermiş ve bu miktar üzerinden harcını da yatırmıştır.
Davalı ... vekili, Sarıyer’deki taşınmazın ablası tarafından karşılıksız verildiğini ve kişisel mal olup katılma alacağı istenemeyeceğini, Kartal’daki taşınmazın ise taraflar arasında düzenlenen mal ayrılığı sözleşmesinden sonra alındığından katılma alacağı istenemeyeceğini, davacının alımda katkısı da bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, ayrıca davacı ... adına trafikte kayıtlı aracın alımında yaptığı katkının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının Sarıyer 707 ada 29 parselde zemin kat 7 numaralı mesken ve Kartal 2373 ada 532 parselde A-7 blok 10.kat 85 numaralı meskene ilişkin davasının reddine, davalının 34 JFH 42 plaka ... araç için harcı karşılanarak açılmış bir dava bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm esası bakımından davacı vekili, vekalet ücreti bakımından davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 4.9.1999 tarihinde evlenmiş, 21.3.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 6.4.2011 tarihinde kesinleşmesiyle mal rejimi sona ermiştir (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202,4722 s.Y.nın 10.m.).
Dava konusu 707 ada 29 parselde 7 numaralı mesken 28.1.2005,2373 ada 532 parselde 85 numaralı mesken ise 29.6.2007 tarihinde satın alınarak davalı adına tapuya tescil edilmiştir. 7 numaralı meskenin edinme tarihi itibariyle taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. 85 numaralı mesken için edinme tarihi itibariyle edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu düşünülebilir ise de Sarıyer 1.Noterliğinin 3.5.2007 tarih 9445 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mal ayrılığı sözleşmesi gereği taraflar aralarında mal ayrılığı rejimini seçtiklerinden 3.5.2007 sözleşme tarihi sonrası edinilen bu mesken bakımından taraflar arasında uygulanması gereken rejim mal ayrılığı rejimidir.
Dava konusu 7 numaralı meskenin evvelinde 30.3.1971 tarihinde paylı olarak davalının annesi Sultan ile anneannesi Latife adına tapuda kayıtlı iken 18.6.1990 tarihinde davalının kardeşi ...’e ve ondan da 28.1.2005 tarihinde davalı ...’e devredildiği görülmektedir. Davalının annesi ve kardeşinden geldiği anlaşılan bu taşınmazın tapuda satış yazılı görünmekle birlikte davalıya bağışlandığı ve karşılıksız devredildiğinin kabulü ile bu meskenin davalının kişisel malı olduğunun kabulü gerekir. Bu mesken bakımından davacının katılma alacağını isteme hakkı yoktur. Diğer 85 numaralı mesken ise mal ayrılığı sözleşmesinin geçerli olduğu dönemde edinildiğine göre kural olarak davalının kişisel malıdır. Davacı taraf ancak bu malın edinilmesinde somut maddi bir katkısı olduğunu ispatlaması halinde katkı payı alacağı isteme imkanı bulunmaktadır. Davacı ise katılma alacağı isteğinde bulunmuş, herhangi bir katkı iddiasında bulunmamıştır. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik görülmediğine, kişisel mallar üzerinde katılma alacağı isteme imkanı da bulunmadığına göre mahkemece davacının katılma alacağı isteğinin yazılı şekilde reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum yoktur. Davacı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasının açıklanan nedenle ONANMASINA,
Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz itirazına gelince; dava 100.000 TL. üzerinden harcı ödenerek açılmıştır. Mahkemece davacının davası reddedildiğine, davada davalı vekille temsil edildiğine göre harcı yatırılmış bulunan 100.000 TL. üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesi gereği nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün vekalet ücretine ilişkin bölümünün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4 (HMK.m.297/ç) ve HUMK. nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğince bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı davacıya ait 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna ve 21,15 TL peşin harcında istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.