Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacılardan ... vekili ile davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı ...'ın eşi ...'ın ilk önce davalı ... I Blok yönetimi bünyesinde 1 Kasım 1999 tarihinde kapıcı olarak işe başladığını, ...'ın 17/07/2005 tarihinde vefat etmesinden sonra ...'ın, aynı işyerinde ve aynı şartlarda 29/08/2012 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, 29/04/2012 tarihinde toplanan site yönetimince müvekkilinin işine son verildiğine dair karar alındığını, 30/.../2012 tarihine kadar kapıcı dairesinin boşaltılması için süre verildiğini, 16/05/2012 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne şikayette bulunduğunu, ancak bir sonuç alamadığını ileri sürerek, ...'ın 01/11/1999-17/07/2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı ve 17/07/2005 tarihinde vefat ettiğinden bu tarihler arasında tüm mirasçılarının hak ettiği alacaklarının ödenmesini ve ...'ın ödenmeyen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücret, ... bayram ve genel tatil ücreti alacağını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin asgari geçim indirimi alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Asgari geçim indirimi vergi iadesi yerine getirilen bir müessese olup vergiye tabi olan işçiler açısından söz konusudur.
Konut kapıcılarının ücret vb. alacakları gelir vergisine tabi olmadığından asgari geçim indiriminden faydalanmaları mümkün değildir. Bu nedenle apartman görevlisi olarak çalıştığı anlaşılan davacının asgari geçim indirimi alacağı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin fazla mesai ücreti alacağı bulunup bulunmadığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı ... apartman görevlisi olarak çalıştığı dönemde fazla mesai yaptığı halde karşılığı ücretlerin ödenmediğini iddia ederek fazla mesai alacak talebinde bulunmuştur. İspat külfeti üzerinde bulunan davacı ... fazla mesainin ispatı bakımından tanık dinletmiş, dinlettiği tanıklar davacının yaptığı işlere ilişkin beyanda bulunmuş ancak hiçbirisi çalışmanın kaçta başladığı kaçta bittiği, ara dinlenmenin süresi hususunda hesaplamaya esas olacak beyanda bulunmamışlardır.
Bu haliyle davacının fazla mesai yaptığı iddiasını ispat ettiği kabul edilemez. Usulünce ispatlanamayan fazla mesai alacak talebinin reddi gerekirken sadece iddiaya değer verilerek kabulü hatalıdır.
4-Davacı ... hafta tatillerinde çalıştığını, karşılığı ücreti alamadığını iddia etmiştir. Çalışma iddiası bakımından ispat külfeti üzerinde olan davacı, iddiasının ispatı için üç tanık dinletmiş, bu tanıklardan biri iddiayı doğrulamış, diğer tanık davacının hafta tatilinde çalışmadığını, üçüncü tanık ise çalışıp çalışmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
Mevcut delil durumuna göre davacı ...'nin hafta tatilinde çalışma iddiasını ispatladığı kabul edilemez. Mahkemece ispatlanamayan hafta tatili alacağının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
5-Davacı ...'ın talep edip hüküm altına alınan ücret, ... bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacakları bakımından dava dilekçesi incelendiğinde, bu alacak kalemleri bakımından dava dilekçesi ile tahsil talebinde bulunulmadığı sadece "tespit" istenildiği, alacakların yargılamanın devamında belirlenmesi üzerine tespit istemli davanın tam ıslahla tahsile dönüştürüldüğü, bu alacak kalemleri bakımından kuruşlandırma ve nispi harç yatırılması ilk defa bu ıslah dilekçesi ile olduğu görülmektedir. 25.12.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile kuruşlandığı gözetildiğinde, bu alacak kalemleri bakımından faiz başlangıç tarihinin bu tarih olması gerekirken tespite ilişkin dava tarihinden faize hükmedilmesi de ayrıca hatalıdır.
6-Davalı işverenlikte konut kapıcısı görevinde çalışan davacının davayı “Yönetim” adına açmasında usule aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20/a maddesi uyarınca, Mahkeme hükmünde işçilik alacaklarının “kat maliklerinden eşit olarak tahsil edileceğinin” açıkça belirtilmemesi isabetsizdir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.