Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, katılan ve tanık ...’in soruşturma aşamasında, sanık tarafından tüfekle ateş edildiğine dair anlatımlarının olmadığı, kovuşturma aşamasında ise katılanın, sanığın harmanda tüfekle ateş ettiğini, korkutmak için sürekli bir şekilde ateş ettiğini belirttiği, tanık ...’in yalnızca “silah sıkma meselesi doğrudur” dediği, katılanın eşi olan tanık ...’in ise soruşturma aşamasında, sanığın, ikamete gelerek 2-3 el ateş ettiğini söylemesine karşın, kovuşturmada “sanık harmanda zaman zaman ateş etmektedir” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, her ne kadar sanık tarafından katılana yönelik “oğlunu evden kaldıracağım, geliyorum şimdi” şeklindeki ifadenin söylendiği tüm dosya kapsamı ile sabit ise de, sanığın katılanı tüfekle ateş etmek suretiyle tehdit edip etmediğinin belirlenmesi yönünden, katılan ve tanık ...’in anlatımları arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde hangi beyana, hangi nedenle üstünlük tanındığının açıklanıp tartışılması ve tanık ...’in de ayrıntılı beyanı alınıp, sanığın nerede, ne zaman, katılanı hedef alıp tüfekle ateş etmek suretiyle tehdit ettiğinin ortaya konmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.