Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın işleteni, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ve davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, 29.06.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya konumunda bulunan davacılardan ...'nin yaralanıp maluliyetinin oluştuğunu ve manevi zarara uğradığını, davacılardan ...'ın da kızının yaralanması nedeniyle manevi zararının oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davacılardan ... yönünden 3,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 29.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın 29.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ... şirketinin poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, kusuru kabul etmediklerini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı yaya ...'nin tam kusuru sonucu kazanın meydana geldiğini, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında kusur tespitine yönelik alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18.06.2021 tarihli rapora göre davacı yayanın %100 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle davalıların sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur yönünden hükme esas alınan 18.06.2021 tarihli raporun, oluşa uygun ve denetime elverişli bulunduğu, bu nedenle davanın reddinin isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, davalı taraf sürücüsünün kusurunun bulunduğunu, eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini beyan etmektedir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yaya ...'nin tüm davalılar yönünden maddi tazminat, davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat istemine, davacı ...'ın kızının yaralanması nedeniyle davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Davacılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre dava dilekçesinde, davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesi istenilmiş olup İlk Derece Mahkemesince davanın reddedildiği, bu karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde davacı ... yönünden reddedilen miktar 20.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ... yönünden temyiz kabiliyeti olmayıp anılan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davacılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kusur tespitinin oluşa uygun bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacılardan ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacılardan ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.