Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı işçinin davalı şirketin ... İşletme Biriminde 05.07.2002 tarihinde sayaç okuma memuru olarak işe başladığını ancak davalı şirketin çalışmasını muvazaalı olarak oluşturulan taşeronlarda gösterdiğini, işe başladıktan sonra taşeron firmalarda gösterilmesi ve taşeron firmalarla davalı şirket arasındaki sözleşmenin bitiminden sonraki dönemlerde davacı işçinin çalıştırılması ile ilgili boşlukların oluştuğunu fakat davacı işçinin bu dönemlerde davalı şirket dışında başka firmalarda çalışmadığını, yine davalı şirketin işçisi olduğunu, çalışması 21.09.2004 tarihi itibariyle ... İşletme Birimine kaydırılan davacı işçinin iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiği 31.07.2013 tarihine kadar davalı şirkette yaklaşık 11 yıl çalıştığını, davacı işçinin üyesi olduğu sendikanın davalı şirkete mahkeme kararının uygulanması ve davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması yönündeki müracaatına rağmen davalı şirket tarafından mahkeme kararının uygulanmadığını ve davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden de yararlandırılmadığını ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, ilave tediye, ikramiye, fark ücret, sosyal yardım alacağı, iş güçlüğü tazminatı, seyyar görev tazminatı, gıda yardımı ve elektrik yardımı alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı işçinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava açmasına muvafakat etmediklerini, dava dilekçesinde öncelikle davacı işçinin baştan itibaren davalı şirket işçisi olduğu tespitinin talep edildiğini, dolayısıyla huzurdaki davanın tespit davası mahiyetinde olup eda niteliği taşıyan diğer tüm taleplerin aynı dava ile ikame edilmesinin yasal olmadığını, yüklenici firmalar ile davalı şirket arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinin olmadığını, davacı işçinin davalı şirket çalışanı olmayıp alt yükleniciler nezdinde çalıştığını ve dava dışı bu firmaların işçisi olduğunu, taraflar arasında herhangi bir iş sözleşmesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, müfettiş raporu, Yargıtay 22. HD tarafından onandığı anlaşılan İstanbul 1. İş Mahkemesi’nin 07.02.2013 tarihli ilamı, davalı ... ile taşeron firmalar arasında imzalanan sözleşme, idari ve teknik şartname, davalı kuruma ait işyerinde asıl iş olarak enerji dağıtımı ve elektriğin perakende satışı faaliyetlerinin yürütülmesi, davacı işçiler tarafından yürütülen sayaç/endeks okuma, açma/kapama vb. işlerin asıl işlerden olması, işletmenin ve işin gerekleri ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler olmaksızın asıl işinin bölünerek firmalara yaptırılması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı ... ile adı geçen şirketler arasında yasaya uygun bir şekilde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmadığı ve davacı işçinin başlangıçtan itibaren davalı ... çalışanı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı işçi ilave tediye alacağı isteğinde bulunmuş, mahkemece fesih tarihi olan 31.07.2013 tarihine kadar hesaplanan alacağın kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işyerinin Özelleştirme Yüksek Kurulunun 2013/20 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alındığı ve daha sonra hisselerinin tamamı satılarak özel sektöre devredildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Ancak özelleştirme işlemi sonucu işyerinin fiilen devredildiği tarih dosyadan belirlenememektedir. İşyerinin hisselerinin tamamını satın alan iş ortaklığına fiilen devredildiği tarih araştırılmalı ve devir 31.07.2013 tarihinden önceye ait ise ilave tediye yönünden hesaplama devir tarihine kadar yapılmalıdır. Hisse devri işlemi davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten sonraya ait ise şimdiki gibi isteğin kabulüne karar verilmelidir.

Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.