Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 04/02/2013 -16/07/2014 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde makine operatörü olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin davacı tarafından ücretlerin sürekli geç ödenmesi ve sosyal sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırılması sebebi ile feshedildiğini, davalı işveren ile işçi arasındaki yazılı anlaşma ile bu döneme ilişkin yıllık izin ücreti ve tazminatın işverence ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının bu anlaşma üzerine yeniden işe başladığını, 11/08/2014-23/02/2015 tarihleri arasında işyerinde çalışmasına rağmen ilk dönemden doğan alacaklarının izin ücreti dışında ödenmediğini, bunu istemesi üzerine ... sözleşmesinin işverence kendisini işi terke zorlamak suretiyle eylemli feshedildiğini beyan ederek kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, işçi ile işveren arasındaki anlaşmanın davacıya hak ettiği takdirde ödeme yapılacağına ilişkin olduğunu, ... sözleşmesinde aylık ücretin bir sonraki ayın yirmisine kadar ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ücretin geç ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ... sözleşmesinin davacının devamsızlığı üzerine haklı feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının ikinci dönem çalışmasının kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erip ermediği uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda davacının işyerinde iki ayrı dönem çalıştığı, her iki dönem çalışmasının kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği kabul edilerek toplam 1 yıl 11 ay 26 gün kıdem üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının davalıya ait işyerinde 04/02/2013 -16/07/2014 tarihleri ile 11/08/2014-23/02/2015 tarihleri arasında iki dönem halinde çalıştığı uyuşmazlık dışıdır. Davacının ilk dönem çalışmasının kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği de dosya kapsamı ile sabittir. Nitekim taraflar arasında 04.08.2012 (taraflarca 2014 yerine hataen 2012 yılının yazıldığı ifade edilmiştir) tarihli “akit” başlıklı belge düzenlenerek, bu belgede işverenin işçiye tazminat ve yıllık izin ücreti ödeyeceği kararlaştırılmış ise de, işverence kıdem tazminatı ödemesi yapılmamıştır. Şu halde davacının ilk dönem çalışması yönünden kıdem tazminatına hak kazandığı açık ise de, ikinci dönem çalışmasının kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erip ermediği ayrıca değerlendirilmelidir. Somut olayda, davacı ... sözleşmesinin ilk çalışma dönemine ilişkin kıdem tazminatı alacağını istemesi üzerine işverence ‘kendisini işi terke zorlamak suretiyle’ eylemli feshedildiğini ileri sürmüş, davalı işveren ise ... sözleşmesinin işçinin devamsızlığı üzerine haklı sebeple feshettiğini savunmuştur. Tüm dosya kapsamından davacının haksız fesih iddiasını ispat edemediği, ancak işverenin haklı feshe dayanak devamsızlık olgusunu ispat ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının ikinci dönem çalışmasının işverenin haklı feshi ile sona erdiği, davacı işçinin bu dönem yönünden kıdem tazminatına hak kazanamayacağı açıktır. Mahkemece davacının sadece ilk dönem çalışması bakımından kıdem tazminatına hak kazandığı gözetilerek bu döneme ilişkin kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınması gerekirken, iki dönem birleştirilmek suretiyle hesaplanan kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.
Temyiz edilen kararın açıklanan sebeple bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.09.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.