Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait emisyon ... ve robot ... plakalı araçlarında 04/09/2012-25/07/2014 tarihleri arasında aralıksız şoför olarak çalıştığını, son aylık ücretinin 1.600,00 TL olduğunu, 1.000,00 TL’sinin banka yolu ile, 500,00 TL’sinin elden ödendiğini, ayrıca yol ve yemek yardımından yararlandığını, Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin alınan gerçek ücret üzerinden yatırılmadığını, yıllarca asgari ücret üzerinden bildirildiğini, davacının şehir içinde muhtelif yerlerde asfalt dökümünde şoför olarak çalıştığını, haftanın 7 günü saat 08.00’dan en erken saat 20.00’a kadar çalıştığını, mesaisinin haftanın ortalama 4 günü gece saat 23.00-24.00’a kadar devam ettiğini, asfalt döküm işinin uzaması nedeniyle çalışma saatlerinin gece yarılarını geçtiğini ve 01.00-02.00 saatlerine kadar da sürdüğünü, birçok defa asfalt dökümünün tamamlanması için 24 saati dahi bulduğunu, bu çalışmalarının celbi istenecek olan sevk irsaliyelerinden ve tanık anlatımlarıyla da net olarak anlaşılacağını, bu yoğun çalışma temposunda Pazar günü hafta tatili yapamadığını, bayram ve genel tatillerde çalıştığını, ancak dini bayramlar olan ramazan ve kurban bayramlarında çalışmadığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, 2014 yılı ramazan bayramına 2 gün kala memleketine gitmek için bayramdan sonrası içinde izin aldığını ve memleketine gittiğini, bayramdan sonra işe döndüğünde çıkışının verildiğini ve işten çıkarıldığını öğrendiğini, davalının hiçbir neden göstermeden davacıyı işten çıkarttığını iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işi sebepsiz yere bıraktığını ve kendi başına işten ayrıldığından, kıdem ve İhbar tazminatı hakkının olmadığını, davalının bildirimsiz işe gelmeyen davacı tarafından zor durumda bırakıldığını, davacının haftanın 7 günü çalıştığı iddiasının doğnı olmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 7/24 saat çalıştığını iddia ederken, şirketin yağışlı havalarda, kış aylarında ve ihalelerden ... alınmadığı zamanlarda çalışmadığını hiç dikkate almadığını, bundan bahis bile etmediğini, şirketin Pazar günleri çalışmadığını, davalının ...’... malzeme alarak çalışması nedeniyle işçilerin ne kadar çalıştığının da resmi kayıtlar ile sabit olduğunu, işyerinin Pazar günleri kapalı olduğunu, ... olduğu zamanlarda hafta içi boş bırakılmak kaydı ile nadiren işçilerin hafta sonu çalışmasının söz konusu olduğunu, ... yerinde asgari ücret tarifesinin uygulandığını, yönetici hariç diğer çalışanların hepsinin asgari ücret ile çalıştıklarını, elden verilen bir ücretin söz konusu olmadığını, davacının şirkette 1 yıldan biraz fazla çalışması olduğunu, çalıştığı süreler ve maaş hesabı ile zaten bu durumun sabit olduğunu, davacının hesap dökümlerine ilişkin maaş ödemelerinin bankada mevcut olduğunu, işyerinde elden alınan ekstra bir ücretin söz konusu olmadığını, davacının bayramlarda çalıştığını iddia ettiğini, ...’... malzeme alarak çalışan şirketin ...’ın kapalı olduğu halde nasıl çalıştığı konusunda bir açıklama getirmediğini, bayramlarda bir çalışma olmadığını, davacının uzun yol tır şoförü olmadığını, normal yol şoförü ehliyeti olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile ... cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 esas, 2007/611 karar, dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 esas, 2008/7142 karar sayılı ilamı).
Somut olayda mahkemece fazla mesai, hafta tatili ile ... bayram ve genel tatil ücretlerinin hangi gerekçe ile redddedildiği açıklanmamış ve bu alacak kalemlerine ilişkin iddia ve savunmalara gerekçede yer verilmemiştir.
Mahkemenin gerekçeli kararı yukarıda içeriği belirtilen HMK'nun 297. maddesine uygun değildir.
Sonuç olarak mahkemenin gerekçeli kararının Anayasa’nın 141. maddesinin amacına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesine uygun olmadığı anlaşıldığından kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22.09.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.