Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 128 ada 8,16 ve 119 ada 8 parsel sayılı sırasıyla; 87,46 m², 910,05 ve 537,29 m² yüzölçümündeki taşınmazlar çeşme ve arsası niteliği ile, 119 ada 3 ve 10 parsel sayılı sırasıyla; 4.139,66 m² ve 3.074,05 m² yüzölçümündeki taşınmazlar mezarlık niteliği ile, 128 ada 18 parsel sayılı 2.974,73 m² yüzölçümündeki taşınmaz cami ve arsası niteliği ile, 107 ada 62 parsel sayılı 53.846,62 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 119 ada 9 parsel sayılı 2.698,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise tutanağının beyanlar hanesinde Milli Eğitim Bakanlığının izni alınmadıkça devredilemeyeceği ve başka amaçla kullanılamayacağı belirtilmek suretiyle kargir okul, odunluk ve arsası niteliği ile tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tescili gerektiğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece dava ve temyize konu 128 ada 8 ve 16,119 ada 8,119 ada 3 ve 10,119 ada 9 ve 128 ada 18 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline, dava ve temyize konu 107 ada 62 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulüne, 107 ada 62 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 119 ada 3,8,10 ve 128 ada 8,16 ve 18 parsel sayılı taşınmazların 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesi hükmüne göre köy hizmet malı niteliğinde oldukları dava ve temyize konu 119 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ise kargir okul, odunluk ve arsası niteliğinde olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Köy Hizmet mallarından olan 119 ada 3,8,10 ve 128 ada 8,16 ve 18 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Yasanın 16/A maddesi hükmüne göre, 119 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ise 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 65 madde hükmünde okullar için tahsis, satınalma veya kamulaştırma yoluyla sağlanan topraklarla bu topraklar üzerinde yapılacak bina veya tesisler bulundukları yerlere göre köy veya özel idareler adına tapuya tescil edilir ve yine aynı kanunun geçici 7.madde hükmünde bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Hazine'nin mülkiyetinde bulunan ve ilköğretim kurumlarına tahsis olunan taşınmaz mallar, intifa ... Milli Eğitim Bakanlığına ait olmak üzere, bulundukları yerlere göre bedelsiz olarak köy tüzel kişiliği veya özel idareler adına tapuya tescil edilir hususlarına yer verildiği gözetildiğinde 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Yasasına ve 3402 sayılı Yasanın 16/A madesine göre; Köy Tüzel Kişiliği adına tapuya tescili gerekir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Meraların mülkiyeti Hazine'ye, intifa ... ilgili Köy Tüzel Kişiliği veya belediyeye aittir. Meraların özel mülkiyete konu olması mümkün olmadığı gibi tapuya tesciline de imkan bulunmamaktadır. Bu nitelikteki yerlerin mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu olgular gözetilerek dava ve temyize konu 107 ada 62 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tescil hükmü kurulması isabetsiz olduğu gibi mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması dahi isabetsiz ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün dördüncü paragrafının dördüncü satırında yazılı "...107 ada 62 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile..." sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına; dördüncü paragrafın sonuna, "...107 ada 62 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına," sözlerinin eklenmesine; yine hükmün altıncı, yedinci ve sekizinci paragraflarının hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine altıncı paragraf olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına," sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 25.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.