Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'nın eşi, ...'ın ise babası olan ...'nın sevk ve idaresinde bulunan, davalı tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle teminat altına alınan aracın karıştığı 17.04.2017 tarihli tek taraflı trafik kazasında davacıların murisi ...'nın vefat ettiğini, kazada müteveffanın Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1.b maddesini ihlal ettiği kanaatine varıldığını ancak, söz konusu ihlalden dolayı sürücü ...’nın asli kusurlu olmadığının olay yeri kaza tespit tutanağından anlaşıldığını, kaldı ki Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre ölümlü trafik kazalarında kusur aranmaksızın sürücü için de varislerine ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacı ... için 1.000,00 TL ve ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden başlayarak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 27.06.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini davacı ... yönünden 242.499,64 TL, davacı ... yönünden 67.500,36 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 310.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işleten sürücünün ölümü nedeniyle ileri sürülecek destekten yoksun kalma tazminatının trafik sigortası kapsamında olmadığını, destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında bulunduğunu, davaya konu talepler bakımından davalı şirketin tazmin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü sigortalı murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatının sigorta teminatı kapsamında bulunmadığını belirterek davacı tarafın davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacıların destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; destekten yoksun kalma tazminatında müteveffanın kusur oranının davacılara yansımaması gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalının işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığını ve sürücünün tam kusurlu olmasının, destekten yoksun kalan kişinin destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanma durumunu etkilememesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatında ölümün yol açtığı zararın, ölenin değil destekten yoksun kalanların zararı olup tazminat isteme hakkının, ölenden geçen bir hak değil, doğrudan doğruya hayatta kalanların kişiliklerinden doğan bağımsız bir hak olduğunu belirtmiştir.
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.