Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işverenlikte 01/03/1986 - 31/08/2007 tarihleri arasında ustabaşı olarak çalıştığını, son olarak 1.400,00 TL net maaş aldığını, işyerinin ...’ye taşınması nedeni ile ... akdinin feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödendiğini, ancak gerçek ücret üzerinden ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:

Dava dilekçesi; davacının belirlenebilir nitelikteki bir davada belirsiz alacak davası açması nedeniyle davanın öncelikle HMK'nın 107. madde hükümleri gereği usul eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkili işverenlikte 01/02/2002 tarihinde vasıfsız işçi olarak çalışmaya başladığını, yükleme boşaltma işçisi olarak en son 585,00 TL brüt maaş aldığını, müvekkili işverenliğin adresinin değişmesi ve davacının işyeri çalışma koşullarındaki esaslı değişikliği kabul etmeyerek ... akdini 31/08/2007 tarihinde fesh edildiğini, fesih tarihi itibari ile almış olduğu 585,00 TL brüt maaş üzerinden hesaplama yapılarak 3.242,81 TL kıdem tazminatının davacıya çek ile ödendiğini, davacının ibraname imzalaması ile taraflar arasındaki işçi işveren ilişkisinin sona erdiğini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Davalı Temyizi Yönünden;

Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Davalı taraf davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağından bahisle temyiz talebinde bulunmuş, dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 919.91 TL (bilirkişi raporunda davacının iddia ettiği ücrete göre hesaplanan ihbar tazminatı 1.755.74 TL, davalının savunduğu ücrete göre hesaplanan ihbar tazminatı 919.81 TL)olup, karar tarihi itibari ile 2.190,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427,432 maddeleri uyarınca REDDİNE,

2-Davacı Temyizi Yönünden;

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Taraflar arasında davacı işçinin ücreti ihtilaflıdır.
Mahkemece gerekçeli kararda davacının son ücretinin dinlenen davacı tanık beyanları ve bir kısım emsal ücret araştırmasına göre en son net 800 TL, brüt sosyal yardımlarla birlikte giydirilmiş brüt ücretinin 1.116.54 TL olduğunun kabulü doğru ise de, hüküm kısmında bilirkişi tarafından bu ücret miktarına göre 2. seçenekte hesaplanan bakiye kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekirken maddi hata ile 1. seçenekteki asgari ücret üzerinden hesaplanan ihbar tazminatına hükmedilmesi ve bakiye kıdem tazminatı kalmadığından bahisle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır.

Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.