Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen tefecilik suçunun temas ettiği 2279 sayılı Kanunun 17/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 24/11/2005 tarihi ile inceleme günü arasında beş yıllık asli zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.