Taraflar arasındaki kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı Hazine vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1) Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 19.08.1976 tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanan kararla kıyı kenar çizgisi içersine alındığı ve buna ilişkin paftanın dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, söz konusu paftanın zemine uygulanarak taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan bölümünün net olarak tespiti gerekirken, ayrıca mevcut duruma göre bilirkişi kurulunca yeni bir kıyı kenar çizgisi belirlenmesi suretiyle de değer tespiti,
2) Dava konusu taşınmaz mal, arsa niteliğindedir. Arsaların bedelinin, değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarkla, fiyat artış endeksleri uygulanarak emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının tespiti, emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönleri açıklanmak suretiyle oranlama yapılarak değer biçilmesi gerekirken, bilirkişi kurulunca bu yönteme uyulmadan rayiç bedellere göre değer biçildiğinden alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu nedenle; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3) Kıyı kenar çizgisi içinde kalan ve bedeline hükmedilen taşınmazın tapu kaydının Kadastro Kanununun 16. maddesi gereğince terkinine karar verilmesi gerekirken Hazine adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
5. Hukuk Dairesi - E. 2012/14202 - K. 2012/28444
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 5. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2012/14202 |
| Karar No | 2012/28444 |
| Karar Tarihi | 25.12.2012 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"