Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede,
CMK’nın 231/7. maddesine aykırı olarak, açıklanmasına karar verilen hükmün aynen açıklanması yerine hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;

1-Akıl hastası olduğu iddia edilen sanığa, CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, müdafi tayin edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması,

2-Sanığın savunmalarında, şizofren hastası olduğunu, tedavi gördüğünü ve olay günü rahatsızlanarak hastaneye geldiğini belirtmesi karşısında; suç tarihi itibariyle TCK’nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.