Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ...'e ilişkin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacı ...'in eşi ve diğer davacıların annesi olan ...'e Belediye işçisinin yol yapım çalışması sırasında kullandığı iş makinesinin, freninin patlaması sonucu çarptığı ve ...'in vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını, belediye çalışanı olan iş makinesi sürücüsünün aracı kullanma ehliyetinin bulunmadığını, desteğin kazada hiçbir kusuru olmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı olmak üzere şimdilik 100,00 TL toplam 400,00 TL destek tazminatı, 100,00 TL araç hasar bedeli ile her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 10.05.2019 tarihli dilekçe ile davacı ... için destek tazminatı talebini 121.149,38 TL, davacı ... için 2.143,78 TL, davacı ... için 16.748,11 TL, davacı ... için 25.774,89 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; iş kazası olması nedeni ile davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kazanın belediye işçisinin kendisine verilen işi görmesi esnasında değil davacı ...'in kendi evinin önünün yapılmasını istediği esnada, yani görev alanı dışındaki iş anında meydana geldiğini, kazada kusurları olmadığını, iş kazasının sadece iş yeri çalışanı olmayan üçüncü kişinin veya kazayı yapan işçinin kendi kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğini, nedensellik bağının kesilmesi nedeni ile davalının sorumlu olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların trafik kazası nedeni ile murislerinin desteğinden mahrum kaldıklarından bahisle destek tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulundukları, ceza dosyası, dosyaya alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak kazada davalının %75 oranında, taşeron şirketin %15, dava dışı iş makinesi operatörünün %10 oranında kusuru bulunduğu, 15.04.2019 tarihli hesap raporuna göre toplam 166.216,15 TL tazminat miktarının belirlendiği, kaza nedeni ile manevi tazminat talebi olduğu, ülkenin ekonomik koşulları, sosyal ve tarafların ekonomik durumu, paranın satın alma gücünün birlikte değerlendirilmesi sonucunda manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 121.249,38 TL, davacı ... bakımından 2.243,78 TL, davacı ... için 16.848,11 TL, davacı ... için 25.874,89 TL destek tazminatının olay tarihi olan 04.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebi bakımından davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ..., ..., ... için ayrı ayrı 18.000,00 TL, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı ...'ın pert olan araca ilişkin açtığı tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili kurumun meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen kusur raporunun mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalıya ait olan iş makinesinin karıştığı 04.10.2016 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosyanın incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince; davacı ... için 2.243,78 TL, maddi, 18.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 16.848,11 TL maddi, 18.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 25.784,89 TL maddi tazminat, 18.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacıya yönelik temyiz bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
Buna göre davalı vekilinin, davacılar ..., ..., ..., ..., ...'e yönelik temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin anılan davacılar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin davacı ... ...'e yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, karara esas alınan kusur raporunun usul ve yasaya uygun olmasına, davalının iş makinesinin işleteni olması nedeni ile zarardan sorumlu olmasına, olay tarihi itibari ile davalının temerrüte düşmüş olmasına göre davalı vekilinin davacı ... yönünden aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davalı vekilinin davacı ...'e yönelik diğer temyiz isteminin incelenmesinde;
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır.
Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda 2 pay desteğe, 2 pay eşe,1 pay çocuklara olacak şekilde pay dağıtımı yapılmış, desteğin anne ve babasına pay verilmemiştir. Hesap raporundaki mevcut pay dağılımı dairemiz uygulamalarına uygun değildir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; desteğin çocuğu yok ise gelirini eşi ile eşit paylaşacağı kabul edilerek gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı; desteğin çocuğu var ise destek ile eşin 2’şer, her bir çocuğun 1’er pay alacağı; desteğin eşi, çocuğu, ana ve babası var ise destek ile eşin 2’şer, çocuklar ile ana ve babanın 1’er pay alacağı kabul edilmektedir. Türk aile yapısıyla da uyumlu olan bu sistemde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri (özellikle çocuklar) arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, azaldıkça gelirden alınacak pay artmaktadır.
Yine istikrarlı uygulamamız gereğince; çocukların pay dağılımından çıkması durumunda, bu çocuğun payı destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılmakta, ana ve babaya verilmemektedir. Ana ve babadan birinin pay dağılımından çıkması hâlinde ise payı diğerine aktarılmakta, ana ve baba ile çocukların tamamının pay dağılımından çıkması durumunda ise desteğin gelirini eşi ile eşit paylaşacağı varsayımı ile gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı kabul edilerek tazminat hesaplanmaktadır.
Somut olayda; desteğin bütün geliri kendisi, eşi ve çocukları arasında paylaştırılmış olup desteğin ana ve babasının sağ olup olmadığı araştırılmamıştır. Hâlbuki UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, desteğin nüfus kaydına göre annesinin vefat ettiği, babasının ise sağ olduğu belirlenmiştir.
Destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile sağ olan ana ve babasına ayıracağı varsayıldığından destekten yoksun kalanlardan bir kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmadığı durumda, talepte bulunmayan kişilerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Bu durumda; destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmayan ve sağ olan babanın payı ayrılarak destek paylarının belirlenmesi, daha sonra Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4. Davacıların alabileceği destek tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) bedeli dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla desteğin, ev hanımı olduğu ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmıyor olması nedeni ile davacılar lehine tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davacıların destek tazminatı talebinin hesaplanmasında desteğin aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılar ..., ..., ..., ..., ... 'e yönelik temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
4.Değerlendirme bölümünün (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.