Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı işyerinde 11/03/2012- 26/.../2014 tarihleri arasında ... bankacılık satış yöneticisi olarak ... şubesinde çalıştığını, brüt 5.405,00 TL ücret aldığını, haftanın beş günü esasına göre normal çalışma saatleri 09.00-18.00 saatleri arasında olmasına rağmen 2014 yılının Mayıs ayına kadar 09.00-22.00 saatleri arasında, Mayıs ayından itibaren ise 09.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, 2014 yılı Haziran ayına kadar Cumartesi günleri sürekli olmamakla birlikte çalışıldığını, tatil gününde çalışılmadığı taktirde mutlaka müşteri ziyareti ile satış yapılmasını hatta müşteri ziyaretlerine gidildiğinin ispatı için fotoğraf çekilmesinin zorunlu tutulduğunu, 2014 yılı Haziran ayından sonra ise her ay 2 defa Cumartesi günleri ve 1 defa Pazar günleri çalışılmasının zorunlu olduğunu, bu durumun maillerle açığa kavuşacağını iddia ederek fazla mesai alacağı ve hafta tatili çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkil banka nezdinde ... Kanunu’nun öngördüğü yasal çalışma süresini aşan bir fazla çalışmanın mevcut olmadığını, davacının çalışma saatlerinin 09.00-18.00 arası ve 12.30-13.30 arasının öğle dinlenmesi olup bu sebeple herhangi bir fazla çalışma alacağının bulunmadığını, kaldı ki hizmet sözleşmesinin 6. maddesinde fazla çalışmalara ilişkin ücretin asıl ücretin içinde düzenlemesinin olduğunu, varsa alacaklarının zaman aşımına uğradığını, yine maaş ve prim usulü çalışıldığını, PUPA primi adı altında aldığı primlerin fazla mesai alacağından mahsubu gerektiğini, davacının hafta tatili alacağının da mevcut bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla mesai alacağının hesabı noktasındadır.
Mahkemece, davacının sabit ücret + prim usulü ile çalışmakta olduğu, ücret bordrolarında da görülen PUPA primi adı altında aldığı primlerin fazla mesai alacağından düşüldüğünde fazla çalışma alacağı kalmadığı gerekçesiyle davacının fazla çalışma alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Prim ile fazla çalışma ücreti birbirinden farklı ödemeler olup, davacıya yapılan prim ödemelerinin hesaplanan fazla çalışma ücretinden mahsubu suretiyle sonuca gidilmesi mümkün değildir.
Belirtmek gerekir ki, fazla çalışma ile prim uygulaması arasında çalışma süreleri ile doğru orantılı olması sebebiyle bir bağ olsa da, esasen fazla çalışma ile prim ödemesi birbirinden bağımsızdır. Haftalık 45 saati aşmayan dönem içindeki çalışmalar için de prim elde edilebilmesi mümkün olup, sözü edilen primlerin fazla çalışma ücretinden mahsubu doğru olmaz. Kaldı ki prim, ücretin eki hatta bazen kendisi olabildiği halde, fazla çalışma ücreti genel anlamda ücretten farklıdır. Bu iki ödemenin farklı nitelikte olduğu göz önüne alınmadan, işçiye ödenen prim miktarının fazla çalışma ücreti ile karşılaştırılması suretiyle sonuca gidilmesi yerinde değildir. Diğer taraftan işçiye yapılan prim ödemesinin niteliği, fazla çalışma ücretinin hesabında önem taşımaktadır.
Somut olayda davacıya sabit ücretinin yanında prim ödemesi (PUPA primi) yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacıya yapılan prim ödemesinin niteliği, fazla çalışma ücretinin hesabında önem taşımaktadır. İşçiye, sabit ücrete ilaveten, bahşiş, parça başına, satışa, sefer başına ya da kilometreye bağlı olarak prim ödemesi usulünün öngörüldüğü çalışma biçimlerinde, fazla çalışma ücretinin hesaplamasında, temel ücretin sabit ücret kısmı ile prim kısmı birbirinden ayrılarak; prim üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücretinde sadece zam nispeti üzerinden (0,5 çarpanıyla) ; sabit ücret üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücreti kısmında ise (1,5 çarpanıyla) hesaplama yapılarak sonuca gidilmelidir. Belirli bir kotaya bağlı olarak prim ödenmesinin kararlaştırıldığı hallerde ise, işçiye ödenen prim miktarı dikkate alınmaksızın sadece sabit ücret üzerinden (1,5 çarpanıyla) hesaplama yapılarak fazla çalışma ücreti belirlenmelidir. Primlerin direkt fazla çalışma alacağından mahsubu hatalı olmuştur.
Diğer yandan, dinlenen tanık beyanlarından primin satışa ve performansa bağlı olarak ödendiği izlenimi oluşuyor ise de, davacıya ödenen primlerin davacıya hangi koşullarda ödendiği, davacının performansına ne kadar ve ne şekilde bağlı olduğu, yukardaki hesaplama şekillerinden hangisinin uygulanması gerektiği dosya kapsamından net bir biçimde anlaşılamamaktadır.
Dosya kapsamından her ne kadar davacı temyiz dilekçesi ekinde PUPA prosedürünü sunduğunu belirtmiş ise de ekte sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacının aldığı prim yönünden davacı tarafça sunulduğu belirtilen ancak dosya kapsamında bulunmayan PUPA prosedürü ile taraflardan, bu primlerin davacıya ödendiği tarihler itibari ile ödenme usul ve esasları, neye göre ödendiği, davacının performansına hangi durumlarda, ne kadar bağlı olduğu ya da hangi koşullara ne şekilde bağlı olduğu, nasıl belirlendiğine dair belgeler dosyaya celbedilmelidir.
Ayrıca göz önüne alınması gereken husus; davacının günlük çalışma süresinin artışına bağlı olarak primin artıp artmadığıdır. İşçi, haftalık normal çalışma süresinin üzerinde yaptığı çalışmayı artırdıkça alacağı prim de artmıyor ise bu primin fazla mesai ücreti hesabında etkili olacağı kabul edilemez. O halde, davacının, haftalık normal çalışma süresini aşan çalışması arttıkça aldığı prim miktarının, gelirinin artıp artmadığı da araştırılmalıdır.
Ayrıntılı açıklanan ilke ve esaslara göre fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.