Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların katılanın aracını çaldıktan sonra Bursa iline gittikleri ve 2 gün sonra aracı terk ettikleri, polis ekiplerince de aracın çalındıktan 4 gün sonra bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 146. maddesinde öngörülen ‘ malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmesi’ koşulu gerçekleşmediği gibi, ayrıca benzin ve yağ tüketildiği de gözetilmeden, suçun kullanma hırsızlığı olduğu kabul edilerek yazılı biçimde karar verilmesi ile hüküm kurulurken çalınmak istenen aracın değeri dikkate alınmadan ve alt sınırdan uzaklaşılmadan karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.02.2014 tarih ve 2013/2-789 esas 2014/56 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin 6. fıkrası ile yalnızca yetişkin sanıklarla ilgili bir düzenleme öngörüldüğü ve anılan bu düzenlemenin çocuk sanıklarla ilgili olarak uygulama imkanı bulunmadığından, hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan seçenek yaptırıma çevrilen, ancak seçenek tedbirin gereklerini yerine getirmeyen çocuk sanık hakkında, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verilmeyerek, adli para cezasına çevrilmede dahil olmak üzere, 50. maddenin birinci fıkrasında yer alan diğer seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını
gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ''hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ve bu kararın derhal infaz edileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtarına(ihtarat yapılamadı)'' cümlelerinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.