Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün temyiz isteminin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,

II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz isteminin incelemesinde;
6217 sayılı Kanun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a geçici 3. madde ile eklenen hüküm uyarınca; Cumhuriyet Savcısı'nın 01.01.2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemelerinde yapılacak olan duruşmalara katılmayacağına dair getirilen düzenleme karşısında; her ne kadar gerekçeli karar başlığında Cumhuriyet Savcısı'nın ismi yer alıyor ise de; bunun yazım hatasından kaynaklandığı, hükmün açıklandığı karar celsesinde Cumhuriyet Savcısı'nın bulunmadığı anlaşılmakla; mahkeme tarafından 21.04.2011 tarihinde verilen kararı, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 310/3. maddesinde öngörülen yasal bir aylık temyiz süresi içinde 21.05.2011 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış,diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların mağdurun evine henüz girmişler iken mağdur tarafından evin giriş kapısı önünde farkedilip sonrasında kaçarken emniyet görevlileri tarafından yakalanmaları şeklinde gerçekleşen olayda; 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesinde belirlenen meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile suç yolunda katedilen mesafe kıstasları dışında sanıkların amaç ve saikleri kıstas alınarak, olayın oluşuna uygun düşmeyecek şekilde değerlendirilme ile yasa da belirlenen en az oranda indirim yapılması,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 35/1 ve 62. maddeleri ile uygulama yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 3 ay hapis cezası yerine yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 19.06.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.