Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı - Birleşen Dosya Davacısının İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı işyerinde 23.03.2004 - 04.04.2012 tarihleri arasında tır şoförü olarak sabit harcırah sistemi ile çalıştığını, ... akdinin davalının denetim elemanlarınca yapılan tespit üzerine haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek asıl davada kıdem ve ihbar tazminatları ile ... bayram, genel tatil ve hafta tatili alacaklarının, birleşen dosya ile de yıllık izin ücreti ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı - Birleşen Dosya Davalısının Cevabının Özeti:
Davalı vekili; ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının maaş hesabına ödenen 1.482,16 TL'nin davacı lehine hükmedilecek olası taleplerinden takas ve mahsubunu talep ettiklerini, davacının 23.03.2004 tarihinden 04.04.2012 tarihine kadar çalıştığını, davacının şirkete karşı işlenen bir suça karıştığını, sanık sıfatıyla yargılandığını, ... akdinin haklı nedenle feshedildiğini, harcırahın ücretin eki niteliğine olmadığını, davacının bayram genel tatil alacağı bulunmadığını, bayram - genel tatil çalışması ve hafta tatili çalışması olduğunda ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili, yıllık izin ücreti ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.

Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, taraflar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-... akdinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı ... akdinin haksız sona erdirildiğini iddia etmiş, davalı işveren, davacının şirkete karşı işlenen hırsızlık suçuna karıştığı, ... akdinin bu nedenle haklı nedenle feshedildiği savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece, "...... akdinin haklı bir neden olmaksızın davalı işverenlikçe feshedildiği iddiası karşısında feshin tazminat ödemesi gerektirmeyecek şekilde gerçekleştiğinin ispat etme yükümlülüğü üzerinde olan davalı tarafın " davacının şirkete karşı işlenen bir suça karıştığı ve sanık sıfatı ile yargılandığı, bu nedenle ... akdinin haklı nedenle feshedildiği" savunmasını sunduğu, ancak söz konusu suçtan ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/689 Sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanıkların müsnet suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından dolayı beraatine karar verildiği, ayrıca davacının hırsızlık suçunu işlediğine dair somut delillerin bulunmadığı, mevcut verilerin işverenlik yönünden makul şüphe seviyesinde kalması halinde bile feshin geçerli nedene dayanabileceği, bu durumda davacının fesih şekline göre kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı..." gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri kabul edilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
4857 sayılı ... Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin ... sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin davalı şirkete ait nakliyesini üstlendiği eşyalara karşı hırsızlık ve mala zarar verme eylemlerinde bulunduğu gerekçesiyle hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/689 E., 2013/101 K. Sayılı ilamı ile yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verildiği, dosyanın Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2014/19156 E. sayısına kaydedildiği ve eksik incelemeden bozulduğu, yeniden yapılan yargılamada davacı işçi hakkında tekrar beraat kararı verildiği, bu kararın Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2017/4013 E. sayılı dosyası ile davacının da içinde bulunduğu sanıklar yönünden ;
"...Sanıkların suçun işlenmesinden önce dinlenme tesisinde bulunan ... alanında biraraya gelmiş olması, sanık ... ile sanık ...'ın arasında telefon ile görüşme yapıldığına dair tespitin bulunması, katılana ait tırları takip görevi verilen tanıklar ... ve ...'ın, sanık ...'nın kullandığı tırın sanık ...'ın kullandığı suça konu tırı perdeleyecek şekilde durduğuna ve olay yerine yaklaştıklarını farkeden ve bahse konu tırın arkasında durmakta olan sanık ...'a ait aracınında hızla uzaklaştığına dair dair anlatımları, sanık ...'ın suçun işlendiği sırada aracı ile olay yerinde bulunduğuna dair kabulü, tırdaki kilitli kapının zorlanmaksızın açılmış ve kapıda bulunan bağlı halatın mührünüm koparılması sonucu iki ucunun açık olduğuna dair görgü tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamı karşısında sanıkların hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetleri yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararları verilmesi..." gerekçesi ile bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılamada davacı yönünden kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçuna teşebbüs ve mala zarar verme suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, feshe konu hırsızlığa teşebbüs eylemi sabit olup, davacının bu eylemi doğruluk ve bağlılığa aykırıdır. Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-... bayram ve genel tatil çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece bu isteğin ispat edilemediği gerekçesiyle reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de, dosya kapsamından ... bayram ve genel tatil çalışma sürelerinin yurda giriş çıkış kayıtlarına itibarla belirlendiği görülmektedir.
Dosya içeriğine göre kısmi olarak açılan davada davacı vekili bilirkişi hesap raporundan sonra ıslah sureti ile alacakları arttırmış ve davalı vekili ise ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Bu itiraz da değerlendirilerek alacağın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.

4-Davalı işveren 1418,40 TL yıllık izin ücretini davacının hesabına yatırdığını savunmuş ve dekont sunmuştur. Davalı tarafından dosyaya sunulan ödeme belgesi niteliğindeki banka dekont fotokopisi değerlendirilmeden hüküm kurulması da doğru değildir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 21/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.