Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Esas ve birleşen davanın davacısı 3.kişi temsilcisi ve vekili, ... 8.İcra Müdürlüğü’nün 2009/35906 takip, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/2486 talimat sayılı dosyasından 19/4/2010 ve 26/5/2010 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkili şirkete ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabülü ile haczin kaldırılması %40 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Esas ve birleşen davanın davalısı alacaklı vekili, davacı ile davalı şirket ortaklarının aynı kişiler olduğunu davacı şirketin borçlu şirket adresinde 29/1/2010 tarihinde kurulduğunu aradaki organik bağ nedeniyle davanın reddini %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacı şirket ile borçlu şirketin kurucusunun ve yetkilisinin aynı kişi olduğu davacının faaliyette bulunduğu haciz adresinin daha önceden borçlu şirketin faaliyette bulunduğu adres olduğu, haczin borçlunun tebligat adresinde yapıldığı davacının sunduğu belgelerin sonradan ve herzaman düzenlenebilecek mülkiyetin kesin ispatını göstermeyen belgeler olduğu davacı ve borçlu şirketin faaliyet konusu ve çalışanlarının aynı olduğu davacı şirketin davalı borçlu şirketin devamı niteliğinde olup aralarında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine, her iki dosya açısından da İİK 97/13. madde gereğince dava konusu mahcuzların hacizde belirlenen toplam değerinin %40'ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa'nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000 TL.’yi geçmesi gerekir.
İİK'na 4949 sayılı Yasanın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10.00 TL.yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2010 yılında bu parasal sınır 4.110,00.TL olarak uygulanmıştır. Öte yandan 12.11.2010 gün ve 27757 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığına ait 401 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2010 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı %7,7 olarak öngörülmüştür.Buna göre, 2011 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için,temyize konu dava değerinin 4.420,00 TL.’sini geçmesi gerekir.
Somut olayda,esas dava yönünden temyiz konusu dava değeri mahcuzlar alacağa mahsuben 11.10.2011 tarihli ihale ile 3.520,00 TL'ye satıldığından ve ihale kesinleşmiş olduğundan 3.520,00 TL;birleştirilen dava yönünden ise 1.700,00 TL'dir.
Bu durumda hüküm esas ve birleştirilen dava yönünden kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir.

Yukarıdaki nedenlerle İİK’nun 363,365/3 Eki 1. maddeleri uyarınca davacı 3.kişi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.