Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacı vekili, davalı borçlu ... Tıp Sağlık Araç Ger. San. Ve Tic. A.Ş.'nin amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 16/11/2007 tarihinde davalı ...'ya 17/11/2006 tarihinde de davalı ...'ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu şirket vekili, aciz belgesi sunulmadığını takip konusu borcun 6111 sayılı Kanun kapsamında 4/4/2011 tarihinde taksite bağlandığını, borcun yapılandırılmış olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacının kamu alacağının 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırılarak 18 yaksite bölündüğü, bu durum karşısında taraflar arasındaki alacağa ilişkin itilafın 6111 sayılı yasa uyarınca uzlaşma ile çözümlendiği davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraflar lehine 6111 SK.nun 28/b uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava 6183 sayılı AATUK 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
SGK prim ve diğer alacaklarının tahsili için 6183 sayılı yasaya göre borçlular hakkında yapılan takipler nedeniyle açılacak iptal davaları tasarrufa konu malın değerine bakılmaksızın alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesinde görülür. Somut olayda takip konusu alacak işsizlik sigortası primi ve prim alacağının tahsili için 6183 sayılı yasa uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece görev hususu resen dikkate alınarak iş mahkemesinde bakılmak üzere görev noktasından dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan incelenip sonuçlandırılması da doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 25/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.