Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı Orman Yönetimi, dava dilekçesinde, ... İlçesi, ... 159 nolu 1880 m² yüzölçümlü taşınmazın, davalıların murisleri ... ... ve ... Mandal adlarına tapuda kayıtlı olduğunu, 1939 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılıp 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosuna göre çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını, daha sonra 15.6.1988 tarihinde yapılıp kesinleşen 2/B madde uygulaması dışında kaldığını iddia ederek, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve davalıların müdahalesinin men'ine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve 159 nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, taşınmaza el atmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından esasa yönelik olarak, davacı Orman Yönetimi tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun gereğince 1939 yılında yapılarak 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 6831 sayılı Kanun gereğince yapılıp 15.06.1988 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve ... bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğundan tapu kaydının iptaline ve 6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanunla eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı Orman Yönetimi üzerinde bırakılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalı gerçek kişilerden onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda ... onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 25/12/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.