Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde alınan bir ihbar üzerine polis memuru olan şikayetçi tarafından sanığın kullandığı aracın durdurulduğu ve araçta suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine, sanığın şikayetçiye araçta 1000 gr bonzai bulunduğunu belirterek, 1.000 TL karşılığında işlem yapmamasını istediği, şikayetçinin teklifi kabul etmediği, yapılan adli arama neticesinde araçta 1000 gr bonzai bulunduğu tespit edilerek sanığın rüşvet vermeye teşebbüs suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; maddi gerçeğin ve suç niteliğinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından, suç tarihinde ele geçirilen bonzai maddesine ilişkin sanık hakkında yürütülen soruşturmanın akıbetinin ve sanığın yakalanmasına dayanak teşkil eden ihbara ilişkin tutanak ve uyuşturucu maddeye ilişkin ekspertiz raporu olup olmadığının araştırılmasından, hakkında dava açılmış ise dava dosyasının onaylı örneğinin bu dosya içine alınmasından sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak hangi somut verilere dayanıldığı da gösterilmeden, yasadaki ifadelerin aynen tekrarı sonucu temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Adli emanetin 2013/1521 Esas sırasında kayıtlı 5.440 TL para hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 17/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.