Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasına CMK'nın 237/2. maddesi hükmü uyarınca katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara yüklenen eylemlerin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma ve bu suça iştirak suçlarını oluşturacağı, bu maddede öngörülen cezasının üst sınırına nazaran bahse konu suçun aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 26/12/2007 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 17/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi - E. 2016/8078 - K. 2020/12284
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 5. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2016/8078 |
| Karar No | 2020/12284 |
| Karar Tarihi | 17.09.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat