Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Petrol vekili ve ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, davalı işveren tarafından davacıdan işe giriş esnasında alınan teminat senedinin kötü niyetli olarak icra takibine konu edilmesi nedeniyle menfi tespit ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı .... Petrol, söz konusu senet ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacının tüm işçilik alacaklarının icra dosyasına ödendiğini, davalı ... ise, iyi niyetli 3. kişi olduğunu senedi ... aldıklarını, bu kişinin senette cirosu olmadığından bu kişi hakkında doğrudan takip yapamadıklarını ve bu nedenle davacı hakkında takip yaptıklarını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamındaki delillerden icra takibine dayanak teşkil eden senedin teminat senedi niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacının menfi tespit isteminin kabulüne, senedin kötü niyetle takibe konulduğunun sabit olması nedeniyle %40 oranında kötü niyet tazminatı isteminin de kabulüne karar verilmiştir.
Menfi tespit davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5. md.si uyarınca alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa ve borçlunun talebi varsa davalı alacaklının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5. Maddesindeki (%40) oranı 6352 sayılı Yasa'nın 11. maddesi ile (%20) olarak değiştirilmiştir. 6352 sayılı "Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun"nun 106 md. si uyarınca, yukarıda belirtilen değişiklik yasanın yayım tarihi olan 5 temmuz 2012 gününden itibaren yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda, senedin davacıdan işe girerken teminat amaçlı alındığı ve davalıların kötü niyetli hareket ederek bu senede dayalı icra takibi yapmış olmaları nedeniyle haklarında kötü niyet tazminatına hükmedilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak İ.İ.K. 72/5 maddesinde yapılan son değişikle oranın %20 olduğunun kabul edilmesi karşısında %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuşsa da, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın 1. bendin de yer alan “...%40..." ibaresinin çıkarılarak yerine "...%20.." ibaresinin yazılmasına, kararın bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 19.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.