SUÇLAR: Sair tehdit, hakaret, birden fazla kişi ile tehdit

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanık hakkında müşteki ... ile katılan ...'e yönelik sair tehdit ve katılan ...'e yönelik hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
İddianamede sanığın açıklanan eylemlerinden:

a-Müşteki ... ve katılan ...'e yönelik sair tehdit eyleminin;
Müşteki Tuğba'nın cep telefonuna mesaj atarak ve katılan ... ile cep telefonundan görüştüğü esnada sair tehditte bulunduğu biçiminde açıklanması ve “sanığın katılan ... ile tartışırken balkonda bulunan müşteki Tuğba Barutcu ile katılan ...'e parmağını kaldırarak sallaması şeklinde sair tehditte bulunduğuna dair açılmış bir kamu davası bulunmaması,

b-Katılan ...' e yönelik hakaret eylemini ise;
Müşteki Tuğba'nın cep telefonuna mesaj atarak ve katılan ... ile telefonda konuşurken gerçekleştirdiği biçiminde açıklanması ve "sanığın müşteki ... ile tartışırken balkonda bulunan katılan ...'e yönelik hakaret sözü sarfederek hakaret eyleminde bulunduğuna dair açılmış bir kamu davası bulunmaması, karşısında; iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınmayıp, CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,

2-Sanık hakkında müşteki ...'e yönelik birden fazla kişiyle tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;

Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, katılan ...'nün soruşturma aşamasında sanığın kendisini temyiz dışı sanık ... ile tehdit ettiğini beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında sanığın temyiz dışı sanıklarla kendisine küfrederek vurmaya çalıştıklarını beyan ederek tehdit eyleminden bahsetmemesi, olayı balkondan izleyerek tehdit sözünü duyduklarını beyan eden müşteki ...'nun katılan ...'den farklı şekilde sanığın diğer temyiz dışı sanık ... ve hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ... ile herbirinin ellerinde sopalarla inerek katılanı tehdit ettiklerini beyan etmesi karşısında; olayın olduğu yerin katılan ... ve müşteki Tuğba'nın balkondan izlediklerini iddia ettikleri yere uzaklığı tespit edilmeden, birbirleri ile çelişen katılanlar ve müşteki beyanın ne suretle sanık savunmasına üstün tutulduğu yeterince açıklanmadan ve ani gelişen olayda katılan ile tanışıklığı ve de husumeti bulunmayan olay esnasında sanığın yanında bulunan tartışma üzerine elinde sopa ile araçtan indiğini ancak herhangi bir eylemde bulunmadığını savunan temyiz dışı sanık ...'nin ne suretle sanıkla birlikte irade birliği içinde olduğu tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,

3-Tüm suçlar açısından kabule göre ise;

a-Sanığın aşamalarda katılanların kendisine telefonda hakaret ve tehdit eyleminde bulunduklarını savunması karşısında, olayların çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit suçu yönünden TCK’nın 29, hakaret suçları yönünden ise anılan Kanunun 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

b-Adli sicil kaydına göre birden fazla sabıkası bulunan mükerrir sanık hakkında, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,

c- Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) nolu bozma üzerine sanığın eyleminin 106/2-c kapsamında olmadığının belirlenmesi halinde, suçu irade birliği içerisinde işlediği kabul edilen ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...'ye 1412 sayılı CMUK'un 325. maddesi gereğince sirayetinin hüküm açıklanırken mahallinde değerlendirilmesi yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.