SUÇLAR: Tehdit, yaralama

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,

A-İddianame içeriğindeki anlatıma ve mahkemenin kabulüne göre, sanık ...'ın, katılan ... Çiğdem ile tartıştığı sırada “seni öldürürüm” şeklindeki sözünün ardından, hemen o anda elindeki makas ile katılanı yaralamasından ibaret olayda, sanığın yapacağını söylediği eylemi hemen gerçekleştirmesinin bütün olarak silahla yaralama suçunu oluşturduğu, yaralama eylemi sonrasında tehdit içeren bir söz ve davranış da göstermediği halde, sanığın eyleminin ayrıca tehdit suçunu oluşturmadığı gözetilmeden tehdit suçundan beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması,

B-Kabule göre de;
Sanık hakkında, yaralama suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri uygulandığı halde, tehdit suçundan kurulan hükümde neden haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığı belirtilmeyerek çelişkili hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.