Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın kendisinin kullandığı 15 NK 268 plaka sayılı motorsikletle, ... tarafından depo olarak kullanılan binanın önüne geldiği, binanın camını kırmak suretiyle içeri girdiği, içerdeki raf demirleri, kablo ve bir adet dalgıç pompasını alarak motorunun selesine yüklediği, o sırada depoya komşu olan tanık ...'in sanığı binadan içeri girerken görüp kolluğa ihbarda bulunduğu, kolluğun olay yerine gelmesiyle sanığın yakalandığı, böylece sanığın kamuya ait depo olarak kullanılan binanın camını kırarak kamu malına zarar verme, buradan kamuya ait eşyaları çalmak isterken yakalanıp icra hareketlerinin yarıda kalmasıyla kamuya ait eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53. madde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılıp yerine, "53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
15. Ceza Dairesi - E. 2012/11775 - K. 2012/46256
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 15. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2012/11775 |
| Karar No | 2012/46256 |
| Karar Tarihi | 25.12.2012 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"