Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda başkaca hukuka aykırılığa rastlanmamıştır.
Ancak,
Ceza Genel Kurulunun 17/11/2015 tarih, 2014/12-388 esas ve 2015/403 sayılı kararında belirtildiği üzere erteleme kararı ile belirlenecek denetim süresinin "cezayı aleyhe değiştirme yasağına" konu olamayacağı nazara alınarak sanık hakkında belirlenen denetim süresinin hükmolunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'un temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden bu nedenle HÜKMÜN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye aykırı olarak hüküm fıkrasından "TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesi" ibaresi çıkarılması ve yerine "TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca takdiren 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesi" şeklindeki ibarenin eklenilmesi” suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.