Davacılar, murisi, ... kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, ... kazası sonucu ölen işçi Satılmış Genç'in yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma ilamına uyarak davacı eş Dilar tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 1.300,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı eş Dilar tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ...'ın maddi tazminat açısından fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, karar vermiştir.
Davacıların eşi ve babaları olan Satılmış Genç'in meydana gelen ... kazası sonucunda öldüğü, kazanın meydana gelmesinde, ölen işcinin %35 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı
gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL olarak hükmedilen manevi tazminatlar azdır.
Ayrıca;
Dava dilekçesinde eş ... yönünden 2.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunulduğu ve 03.02.2012 tarihli hesap raporunda ölen işcinin kusur durumu da dikkate alınarak hesap yapıldığının anlaşılmasına göre Mahkemece, Eş ...'in maddi tazminat istemi yönünden ikinci defa kusur indirimi yapılarak, 1.300,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
22.09.2004 tarihli duruşmada, davacı vekili davayı kooperatife yönelttiklerini, dilekçelerini kooperatif tüzelkişiliğine hasrettiklerini beyan ettiği, 22.2.2011 tarih, 2010/1527 Esas, 2011/1451 Karar sayılı bozma ilamından önce mahkemece hükmedilen tazminatların davalıdan tahsiline karar verildiği, bozma ilamına uyduktan sonra ise hükmedilen tazminatların davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsiline karar verildiğinin anlaşılmasına göre S.S. ... 3. Kent Konut ... Kooperatifi dışındaki diğer davalılar hakkında da hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı ve davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 25/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.