Davacı, murisinin ... kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ve davalılardan ..., ... ve ... Sigorta AŞ. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere ve temyiz kapsamına göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacılar murisi ...'ın, 18.08.2006 tarihinde geçirdiği ...-trafik kazası sonucu yaşamını yitirdiği olayda davacılar murisinin % 75 oranında, davalılardan ...'in % 25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.

B.K'nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli ... göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.6.2004,13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar anne-baba yararına hükmedilen 10.000.00'ar-TL.davacı iki kardeş yararına hükmedilen 7.000.00-'er-TL manevi tazminatların fazla takdir edildiği ortadadır.

3-Olayda davalı ...'in kullandığı aracın trafik mali mesuliyet sigorta poliçesi sahibi olan,davalı ... şirketinin temyizine gelince;
Dosyaya ekli sigorta policesinin manevi zararları kapsamadığı,manevi tazminatların poliçe kapsamı dışında kaldığı açık olup,sigorta şirketinin manevi zararlardan sorumlu olmadığı yolunda hüküm kurulması gerekirken bu davalının infazda tereddüd oluşturacak şekilde hüküm altına alınan tazminatlardan poliçe limiti kapsamında denilmek suretiyle hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde,davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara yükletilmesine, 25/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.