Bölge Adliye Mahkemesi kararı adli yardım talepli olarak davalı ... vasisi ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalının adli yardım talebinin İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2022 tarihli kararıyla kabul edilmiş olduğu ve adli yardımın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 335/3 maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine kadar devam ettiği görülmekle gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre; hükmedilen ve temyize konu edilen tutar davacılardan ... yönünden 41.217,15 TL, ... yönünden 56.103,00 TL, ... yönünden 103.650,83 TL, ... yönünden 80.226,72 TL, ... yönünden 10.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalının bu davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının diğer davacılar ..., ... ve ...'a yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının 21.06.2015 tarihinde davacılardan ... ve ...'ın oğulları, ...’ün ve ...’ün eşleri, ...’ın torunları ..., ... (... oğlu) ve ...’ın annesi, ...'ın eşi ...‘i silahla öldürdüğünü, ... ile ...’ı kasten öldürmeye teşebbüs ettiğini, soruşturmanın devam ettiğini, bu olaydan davacı ...'ın ağır yaralı olarak, (1931 doğumlu) ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralı olarak kurtulduğunu, ...'ın tedavisinin halen devam ettiğini, davalı tarafından öldürülen ...'ın 1985, ...'ın 1988 doğumlu olduğunu, öldürülen ...'ın çocukları ... ... ve ...'in, öldürülen ...'in çocuğu ...'in babasız ve yetim kaldığını, öldürülenlerin eşlerinin davacılar ... ve ... olduğunu, davacı ...'nin bu olayda hem annesini hem de evlatlarını kaybettiğini, eşinin de ölümden döndüğünü, davacı ...'ın iki evladını kaybettiğini, davacı ...'ın hem iki erkek torununu hem de eşini kaybettiğini, davalının müteveffaların biçerdöver alacakları söylentisi üzerine birden fazla kişiyi öldürdüğünü, davacı ...'ün eşinin ölmesi, küçük çocukları ... ve ... ...'nin de babalarının ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını, davacı ...'ün eşinin, davacı ...'in babasının ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldığını, davacılar ... ve ...'ın da oğulları ... ve ...'le aynı evde yaşayıp aynı iş yerini paylaşmaları nedeniyle oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarını, davacı ...'ın da eşi ...'in desteğinden yoksun kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak davacılar ..., ..., ... ..., ... ve ... için 5.000’er TL, davacılar ..., ... ve ... için (hastane ve tedavi masrafları ile geçici iş göremezlik dahil) 500’er TL, cenaze giderleri için 500,00 TL olmak üzere toplam 27.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacılar ..., ..., ... ..., ... ve ...'in her biri için 25.000’er TL manevi, davacılar ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 05.10.2021 tarihli dilekçesiyle talebini ... için 88.650,83 TL'ye, ... için 250.056,46 TL'ye, ... için 514.904,52 TL'ye, ... için 26.217,15 TL'ye, ... ... için 41.103,99 TL'ye, ... için 429.025,66 TL'ye, ... için 65.226,72 TL'ye ve cenaze giderleri için 1.200,00 TL'ye artırmış, davacı ... yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirtmiştir.
Davalı vasisi cevap dilekçesinde; olayın meydana gelmesine davacılar ..., ... ve ... ile müteveffalar ..., ... ve ...'in kendi haksız hareketleri ile sebebiyet verdiğini, müteveffa ... ve ...'in iddianın aksine babaları ...'a ait marangoz atölyesinde çalışarak anne ve babalarının desteğiyle yaşamlarını sürdürdüklerini, keza ölenlerden ...'in davacı ...'ın desteğiyle yaşamını sürdürdüğünü, ayrıca davacı ... ile ölen ... arasında resmi evlilik birliğinin tesis edilmediğini, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı bulunmadığını, istenilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacı ...'ın eşi ...'ın ölümü nedeniyle, davacı küçükler ... ve ... ...'ın babaları ...'ın ölümü nedeniyle, davacı ...'ın, eşi ...'ın ölümü nedeniyle, davacı küçük ...'ın babası ...'ın ölümü nedeniyle, davacı ... ve ...'ın ise oğulları ... ve ...'ın ölümü nedeniyle, davacı ...'ın ise resmi nikahı bulunmayan, eşi olduğu iddia edilen ...'in ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bilirkişiden ek rapor alındığı, asgari ücret üzerinden hesap yapıldığı, ceza mahkemesi kararı kesinleşmiş olup haksız tahrik indirimi uygulanmaması nedeniyle tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılmadığı, 01.07.2021 tarihli hesap raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı ... haricindeki davacıların destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı, ...'in davacı ...'ın resmi nikahsız eşi olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, bu nedenle ispatlanamayan bu talebin reddi gerektiği, ceza mahkemesi kararına göre davalının suçu haksız tahrik altında işlemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacı ... için 514.904,52 TL, davacı ... için 26.217,15 TL, davacı ... ... için 41.103,99 TL, davacı ... için 429.025,66 TL, davacı ... ... için 65.226,72 TL, davacı ... için 88.650,83 TL, davacı ... için 250.056,46 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, cenaze giderinden kaynaklı maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.200,00 TL'nin 21.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 19.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL; davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 21.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vasisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı vasisinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vasisi temyiz dilekçesinde; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, bilirkişi raporlarının yanlış hesaplama ve değerlendirmeler sebebiyle hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, itirazlarının yeterince karşılanmadığını, ceza mahkemesinde haksız tahrik indirimi yapılmamış ise de hukuk hâkiminin kusurun varlığı ve derecesi yönünden ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığını, kusur incelemesi yaptırılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
Uyuşmazlık, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ceza mahkemesince haksız tahrik indirimi uygulanmaması gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik görülmemesine, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde görülmesine göre usul ve kanuna uygun olup davalının davacılar ..., ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
A.Davalının Davacılar ..., ... ..., ..., ... ve ...'a İlişkin Temyizi Yönünden
Davalının anılan davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B.Davalının Davacılar ..., ... ve ...'a İlişkin Temyizi Yönünden
Davalının anılan davacılara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
HMK'nın 339. maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.