Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilerek CMK'nın 231/7. maddesine muhalefet edilmesi ve yüklenen suçu TCK'nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Yüksek 4. Ceza Dairesi'nin 12/05/2010 tarih, 2010/11708 Esas, 2010/9728 sayılı ilamı ile bozulan 31/12/2007 tarihli ilk hükümde sanığın 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilip hakkında TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması ve hükmün sadece sanık müdafiince temyiz edilmiş bulunması karşısında kazanılmış hak niteliğinde olduğundan bozma nedeni sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Açıklanması geri bırakılan hükümden sonra yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanun değişikliği ile TCK'nın 257/2. maddesinde alt sınır 3 ay hapis cezası olarak belirlendiği ve asgari hadden ceza tayin edildiği belirtildiği halde, 6 ay hapis cezasına hükmolunup bu miktar üzerinden uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.