Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı isteminin özeti:
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre; tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hükmedilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bordroların sunulduğu ve tamamının imzasız olduğu, 05.04.2013 tarihinden itibaren banka hesap hareketlerinin bulunduğu, 2015 yılı bordroları ile banka kayıtlarının uyumsuz olduğu, 2014 Aralık-2013 Mart ayları arasında bordroda görünen tutarları ile banka kayıtlarının uyumlu olduğundan bahisle banka kaydı ile uyumlu olan 2014 Aralık-2013 Mart ayları arasındaki bordrolarda fazla çalışma ve hafta tatili tahakkuku yapılmış olduğundan bu ayların hesaplamadan dışlandığı belirtilmiştir.
Dosya içeriğinden; 05.04.2013-08.06.2015 tarihleri arası banka kayıtları ile Mart 2010-Haziran 2015 ayları arasındaki döneme ilişkin imzasız ücret bordrolarının mevcut olduğu görülmektedir. Ancak, 05.04.2013 tarihinden öncesi dönemlere ilişkin ücret bordrolarındaki fazla çalışma ve hafta tatili tahakkukları yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu nedenle, 05.04.2013 tarihi öncesine ilişkin banka kayıtları getirtilerek söz konusu tarihten önceki ücret bordrolarında yer alan fazla çalışma ve hafta tatili tahakkuklarının ödenmiş olması halinde mahsubunun düşünülmemesi hatalı olmuştur.
3-Taraflar arasında fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirim konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin fazla çalışma ve tatil alacaklarından indirim yapılması konusunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtayca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Bu indirim, dosyadaki delillerin durumu ve niteliğine göre yapılması gerekli uygun bir indirimdir. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline, işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma ücreti miktarına göre takdir edilmelidir.
Somut olayda; hükme esas bilirkişi raporunda, takograf kayıtlarına dayalı belli dönemler için hesaplama yapılmış, kayıtların bulunmadığı dönemler için tanık beyanlarına göre fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları belirlenmiştir. Hesaplamanın kayıtlara dayandığı hallerde sözü edilen işçilik alacaklarından indirime gidilmesi doğru değildir. Gerekirse bilirkişiden ek hesap raporu alınarak kayıtlara dayalı dönem ile tanık beyanlarına göre hesaplama yapılan dönem ayrıştırılmak suretiyle takograf kayıtlarına göre yapılan hesaplamalardan indirime gidilmeksizin hüküm kurulmalıdır.
Diğer yandan; Mahkemece, tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından % 60 oranında indirim yapılması da fahiş olup hakkın özüne aykırılık oluşturduğundan tanık beyanlarına göre hesaplama yapılan söz konusu alacaklara ilişkin olarak dosya kapsamına, davacının işyerinde yaptığı işin niteliğine, çalışma süresine ve hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti miktarlarına göre hesaplanan tutarlar üzerinden daha uygun bir oranda indirim yapılarak söz konusu alacakların hüküm altına alınması gerekmektedir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.